SAYFAYI YAZDIR

                   ÖĞRENCİLERİN ZEKA ALANLARININ ÖLÇÜLMESİ

     Çoklu zeka kuramı, zekanın sayısal olarak sabitlenmesine karşı olduğu için, testlere de karşıdır. Bu nedenle zeka alanlarının saptanmasında test dışı tekniklerin kullanılması önerilmektedir. İşte bunlardan bir kaçı;

  1. Gözlem
  2. İşaretleme Ölçekleri ve Dereceleme Ölçekleri
  3. Anekdot Kaydı
  4. Kimdir Bu?
  5. Görüşme

 1.GÖZLEM:

      Yüksek gözlem becerisine sahip yetişkinler için son derece kullanışlı bir tekniktir. Her an her yerde kullanılabilir. Çocuklar olumlu ya da olumsuz bir çok davranışlarıyla bize kendileri hakkında bilgi vermektedir. Örneğin gözleriyle öğretmeni ve tahtayı takip etmeye çalışan bir öğrenci görsel bir öğrenme olduğu mesajını vermektedir. Sıklıkla öğretmenine ve arkadaşlarına dokunmaya çalışan ya da gördüğü her şeyi eline alıp dokunmak isteyen bir öğrenci ise, büyük olasılıkla kinestetiktir. Olumlu davranışlarda olduğu gibi, olumsuz davranışlarda da gözlenebilecek.Çok fazla ip ucu vardır.Örneğin derste sıklıkla dalan, hayal kuran bir öğrenciye öğretmeni kızdığında o öğrenci ona şöyle demek istemektedir.

“ Sevgili öğretmenim, ben sıklıkla dalıyor ya da hayal kuruyorum. Çünkü sen dersini sadece sözel-dilsel olarak sunuyor ve işliyorsun. Benim doğal öğrenme kanalım olan görsel uyarıcılarla dersi sunmadığın için bende kendi ihtiyacımı hayal kurarak kendim gidermeye çalışıyorum.Anlasana...”

Derste devamlı hareket eden , hiçbir şey bulamazsa kalemini açmak için çöpe giden öğrenciyi öğretmeni suçlarsa, o öğrenci öğretmenine şöyle seslenebilir

“ Canım öğretmenim. Ben kinestetik, harekete dayalı bir öğrenciyim. Oysa sen; susun, kıpırdamayın, çiçek olun diyorsun. Ama ben hareket ederek öğrenebiliyorum. Sen derste sadece konuşuyorsun. Ben sıkılıyorum, Konuyu harekete dayalı işlesen ben de hareket ihtiyacımı gidermiş olacağım. Siz günlük planlarınıza hareketi sokmayınca ben kendimi sokuyorum.

Öğretmenler sınıf içinde çocukların neler yapmaktan hoşlandığına bakarak bazı öngörülerde bulunabilirler. Örneğin, Atatürk hakkında istediğiniz bir etkinliği yapın denildiğinde çocuklar farklı etkinliklere yönelebilir. Bir çocuk Atatürk hakkında bir komposizyon  ya da şiir yazabilir. Bir başka çocuk Atatürk’ le ilgili resim çizebilir. Bir diğeri dramayla duygularını ifade edebilir. Atatürk’ ün sevdiği şarkılardan y da fotoğraflarından koleksiyon yapan bir öğrencide çıkabilir. Bu tür gözlemler birkaç kez yapıldığında oldukça sağlıklı verilere ulaşılabilir.

2. İŞARETLEME LİSTESİ ve DERECELEME ÖLÇEKLERİ

           İşaretleme listeleri, öğrenciler hakkındaki gözlemlere dayalı olarak ya da öğretmenler, anne-baba ya da öğrencilerin kendileri tarafından doldurulabilir. Ekte zeka alanlarına ilişkin bir işaretleme listesi verilmiştir. Bu form kesinlikle bir zeka testi  değildir. Sadece bu forma bakarak bir öğrenciyle ilgili bir yargıya asla ulaşılamaz. Öğrencilerin hangi alanlara daha fazla yakın olduklarına ilişkin yüzeysel bir fikir  verebilir. Bu form öğrencilerin birbirleriyle kıyaslanmalarında , derecelendirilmelerinde ya da belirli sınıflara yerleştirilmelerinde kullanılamaz.

 3.ANEKDOT KAYDI

              Anekdot, herhangi bir öğrencinin belli bir  ortamda özgül bir davranışının ayrıntılı olarak betimlenmesidir. Anekdotların gözlenen olayla ilgili objektif betimlemelere dayalı olması gerekmektedir. Çünkü , davranışları yansıttığı ölçüde yararlı olmaktadır. Öğretmenler sınıfta , koridorda, bahçede dikkate değer davranışlar için anekdot kaydı tutabilirler. Bu form öğrencilerin istikrarlı olarak gösterdiği bazı davranışların kaydında kullanılabilir. Bu kayıtlar daha sonraki öğretmenler için verimli bir kaynak olacaktır.

            Her bir anekdot kaydı sadece bir öğrenci için tutulmalıdır. Bazen bir olay iki öğrenci arasında geçebilir. Bu tür durumlarda aynı kaydın iki öğrenci için de çoğaltılması ve onun dosyasına da konulması gerekir. Ayrıca, kayıt formunun alt kısmına bu kaydın iki öğrenci   içinde dosyalandığı belirtilmelidir.

              Anekdot kayıtları açık uçlu olduğu için gözlemcinin ön yargılarını kayıtlara yansıtması muhtemeldir. Elbette önyargılardan tamamen arındırılmış  kayıt tutmak tam anlamıyla mümkün değildir. Ancak, gözlemcinin eğitilmiş  olması, duygularını denetleyebilmesi,   davranışlar arasında nesnel olmayan ayrımlar yapmaması kaydın gerçeğe uygun olmasını kolaylaştırır. Bir öğrencinin ilk defa yaptığı tekrarlanmayan sıra dışı bir davranış üzerinde yoğunlaşmamak ve hatta bu tür davranışlar tekrarlanmadığı sürece kaydetmemek gerekir.

 4.KİMDİR BU? TEKNİĞİ

              Zeka alanlarına ilişkin olarak” kimdir bu?” tekniğini uygulamaya başlamadan önce , hangi amaçla ya da hangi türde bilgi edinmek istediğine karar verilmelidir. Kimdir bu anketinde yer alacak sorular  buna göre hazırlanmalıdır. Bu proje çalışmasında   kimlerin ne tür göreve ve etkinliklere yatkın olduğunu saptamak için proje yöneticisi, ornanizasyon sorumlusu, yazman, arabulucu, araştırmacı vb. kategorilere yer verilir ve bu kategorilere en uygun ismin kim(ler) olduğu sorulur. Örneğin, projede liderlik yapabilecek kişi kimdir? Tarzında bir soru yöneltilebilir. Bu suretle akran değerlendirmesi yoluyla hangi öğrencinin hangi zeka alanlarındaki işlere yatkın olduğu anlaşılabilir. Bu amaçla sosyometriden de yararlanabiliriz.

 Kimdir Bu?

 Proje Lideri:.............................................................................

Dış İlişkiler Yürütücüsü:.........................................................

Arabulucu:................................................................................

Yazman:....................................................................................

Sanat-Müzik:............................................................................

Ulaşım:......................................................................................

Video-Kayıt:.............................................................................

 5.GÖRÜŞME

              Öğretmenler, anne-baba ve diğer öğretmenlerle tekniğine uygun görüşmeler yaparak çocukların sahip oldukları zeka alanları hakkında geniş bilgi  edinebilirler. Anne ve babalar yıllarca çocuklarıyla ilgili zengin yaşantılara şahit olurlar . Bu görüşmelerde velilerin bilgilerinden yararlanılmalı ve onlara çocuğun zeka alanlarını geliştirme konusunda bilgiler verilmelidir. Görüşmelerde öğrencinin hangi konularda başarısız olduğu değil, neleri daha iyi yaptığı üzerinde odaklanma yararlı olabilir.Öğretmenler, farkında olarak yada olmadan öğrencinin zayıf olduğu dersleri öncelikle vurgulama eğilimindedir. Oysa bu durum hem velinin hem de öğrencinin enerjisini azaltacaktır. Diğer öğretmenlerle yapılan görüşmeler öğrenciler hakkında daha nesnel sonuçlara ulaşma olanağı sağlar. Bir derste  yeterli olmayan bir çocuk başka bir derste kendisini daha iyi ifade edebilir. Bunun tersi de olabilir. Öğretmenler odası, öğrenciler hakkında en çok konuşulan mekanlar arasındadır. Genellikle en iyi  ya da en kötü denilen öğrenciler hakkında  konuşulma olasılığı daha yüksektir. Bu tür konuşmalar etiketlemeye yol açmaktadır. Öğretmenler olumlu ya da olumsuz olarak birbirlerinin görüşlerinden kolaylıkla etkilenmektedirler. İlke olarak asla bir öğrencinin yetersizliklerini ön plana çıkarmamakta yarar vardır.