GENÇLİĞİN SORUNLARI

1-ÖSS VE GENÇLİK

    Her yıl Türkiye'de milyonlarca genci ve ailesini etkileyen ÖSS dediğimiz önemli bir yaşam olayı mevcut. Bu yaşam olayı Psikolojik etkileri açısından son derece önemli olmasına karşın bazı yönleri ile çok fazla üzerinde konuşulmayan bir konu. Milyonlarca insanı etkileyen bu olay elbetteki en çok liseyi yeni bitirmiş veya mezuniyetten  çok fazla zaman geçmemiş 16-18 yaş gençleri ilgilendirmektedir. Duygusal ve sosyal olarak en dalgalanmalı yaşam yıllarında gençlerin bir de üniversite ile ilgili olarak stres yaşaması onların psikolojik yönlerini çok olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Görüştüğümüz bütün gençler bizlere bu konudaki yaşadıkları sorunları sıklıkla dile getirmekte ve yaşadıkları olumsuzluklar adına çözüm arayışına gitmektedirler. İsterseniz ÖSS sınavı ve bu sınav süreci   ile ilgili olarak gençlerin yaşadığı bazı olumsuzlukları gözden geçirelim.

1-) ÖSS sınavı liseden sonraki meslek hayatını belirleyecek olması nedeni ile gençler için ciddi anlamda bir stres kaynağı olmakta ve bu konuda gelecek adına endişelerini artırmaktadır.

2-) Sınav sistemi nedeni ile gençler tam bir yarış havasına girmekte ,bulundukları  rekabet ortamı gençleri daha da gergin ve huzursuz hale getirerek bu konudaki sıkıntılarını artırmaktadır.

3-) Okula ek olarak Dershaneye gitmek zorunda kalındığından ve dershane ücretlerinin aşırı pahalı olması dolayısı ile bu konuda aileler o dönem için maddi zorluğa girmekte ve ailelerin çocuklarından beklentilerini artırmaktadır. Bu durum gençler üzerindeki   mevcut başarı beklentisi stresini büyüterek onların bu konudaki çözümsüzlük duygularını çoğaltmaktadır. Ek olarak sınava bağlı performans kaygılarını artırmaktadır.

4-) Dershaneye gidemeyen gençler çoğunlukla  kendilerini sınava hazırlanma ve kazanma konusunda daha yetersiz ve desteksiz hissetmekte ve bu durum onların çalışma performansını negatif yönde etkilemektedir.

5-) Bazı aileler çevrenin de etkisi ile sınavı ''olmak yada olmamak'' gibi algılamakta ve ciddi derecede kaygılı davranmakta,  bu kaygı gençlerin ailelerinin gösterdiği gerginlik ve panikten etkilenmelerini sonucunu getirmektedir. Sonuç olarak ailenin sınav konusunda gösterdikleri aşırı kaygı ve panik durumu çocuklarının başarısını artırmak yerine ciddi derecede azaltmaktadır.

6-) Bazı Okul , Dershane ve Ailelerin aşırı başarı  baskısı bazı gençleri ''yarış atı'' konumuna sokmakta ve onların sınav harici  kendi psikolojik yönlerini ikinci plana atmaktadır.

7-) Ders çalışma gerekliliği nedeni ile sosyal ilişkileri ve eğlenme zamanları  azalan gençler bu dönemdeki stres durumundan daha fazla etkilenerek , daha tahammülsüz hale gelebilmekte ve psikolojik yönden ciddi gerilim içine girebilmektedir.

8-) Anne ve babanın yüksek düzeyde  başarı beklentisi ( yani çocuklarının başarabileceğinden daha yüksek bir beklenti) gençlerin sınavı başarmaya yönelik kaygı ve endişelerini çok önemli ölçüde artırmaktadır.

9-) Sınavı kazanamama durumunda bir çok ailenin çocuğuna iş ve meslek imkanı sağlama açısından zorlanması gerçeği karşısında bir çok gençte sınav sonrası için belirsizlik düşüncesini oluşturmakta ve '' başka alternatif yok '' düşüncesi nedeni ile onların gerilim ve huzursuzluğunu artırmaktadır.

10-) Kendi istediği meslek haricinde anne baba ve çevrenin istediği meslek seçimine zorlanan gençlerde ciddi derecede ikilem ve bu konuda içsel çatışma oluşmakta ve sınav performansını etkilemektedir.

11-) Olumsuz sınav sonuçları dolayısı ile beklediğini ve bekleneni elde edemeyen gençlerde suçluluk ve yetersizlik duyguları ile birlikte uzun süre psikolojik zorluklar yaşanabilmektedir.

12-) Ders çalışma ve sınava hazırlanma sürecinin gittikçe daha uzun hale getirilmesi (hatta  bazı öğrenciler Lise-1 den itibaren sınav için yönlendirilmekte) , onların yorgunluğunu artırarak çalışma performansını azaltmaktadır.

13-) Uzun süre (genelde sene başından sene sonuna kadar)  ders çalışmak zorunda kalan gençlerde , tahammülsüzlük , çabuk sinirlenme , çabuk yorulma , öğrenme performansının düşmesi , mutsuzluk , anne baba ile çatışmalarda artış , uyku ve yemek düzenlerinde değişiklikler   görülebilmektedir.

14-) Dershaneye ek olarak okul başarısını da devam ettirmek zorunda olan gençlerin başarılı olma kaygısı daha da artarak sınava bağlı zorlukları artırmaktadır.

15-) Çalışma motivasyonunu sağlayamayan gençler değişik sıradan bahaneler ile sınava çalışma hızlarını azaltarak başarı hedefini yakalayamamaktadır.

16-) O döneme ait dalgalanmalı duygudurum , sınava çalışmayan arkadaş çevresi , evde uygun olmayan çalılşma ortamları , kolay ulaşılan ve uzun zaman harcanan  kitle iletişim araçları , gençlerin günlük ders çalışma ve öğrenme motivasyonlarını azaltmaktadır.

17-) Sadece başarı beklentisi olan gencin o döneme ait zorluklarını dikkate almayan , çocuğunu anlamak için gayret göstermeyen ,   olayın sadece tek  yönünü düşünen ve bu aşamada çocuğunu psikolojik olarak yalnız bırakan anne babalar sınav başarısını ve çalışma motivasyonunu olumsuz etkilemektedir.

18-) Bazı anne babalar tarafından yapılan önemli hatalardan biride çocuğunu daha başarılı olan diğer arkadaşları ve daha önce başarıyı yakalamış farklı kişiler ile sürekli kıyaslayarak çocuklarının başarı kaygılarını ve performans anksiyetelerini artırmalarıdır.

19-) Artan kaygı ve stres durumu nedeni ile bazı bedensel belirtiler ortaya çıkabilmekte ( başağrısı , mide bulantısı , ders çalışmaya başlayınca uyuklama vb) bu belirtiler öğrenme ve ders başarısını olumsuz etkilemektedir.

20-) Muhtemel kötü sınav sonuçları sonrasında bilinçsizce yapılan yargılama ve eleştiriler öğrencilerin sıkıntılarını artırarak anne baba - genç ilişkilerinin bozulmasına ve sonraki senelerde ki sınav performansının negatif etkilenmesine neden olabilmektedir.

    Unutulmalıdır ki ideal ve psikolojik yönden rahat bir öğrenme ve çalışma ortamı öğrencinin başarısını artıracaktır. Ve her bir genç kendi kapasite ve yeteneğine uygun bir yüksek öğrenim kurumuna girebilecektir. Öğrenmeyi azaltan en önemli negatif etkenlerden birisi o olay ile ilgili yaşanan stres ve kaygı (anksiyete) durumudur. Bu durumda bir kısır döngü oluşmakta , öğrenci aslında rahat bir ortamda öğrenebileceği bir çok şeyi kaygı ve stres ortamında öğrenememekte ve bu başarısızlık onun kaygı durumunu daha da artırmakta ve giderek bu döngü ile öğrenme kabiliyeti azalmaktadır. Yukarıda sıraladığımız kaygı durumunu artıran ve stresi artıran etkenler dolayısı ile peformans kaygısı dediğimiz durumu oluşturmaktadır. Ders çalışma sırasında gösterilen stres ve sınava ait yanlış inanışlar sınav sırasında da kendisini göstermekte ve normalde yapılabilecek sorular sınav sırasında yapılamamaktadır.

Bütün bunlara ek olarak anne babalara ve bu konu ile ilgili herkese tavsiyemiz ; bu sınav süreci ve sınav sonuçlarının öğrenilme aşaması içinde mümkün olduğunca öğrencilere psikolojik destek sağlayarak , onların bu sıkıntılı dönemlerinde yanlarında olmak ve olumlu yönlendirme ile başarı artışının sağlanması gerekliliğidir.

Gençlerde olabilecek depresyon  , dikkat eksikliği durumu , anksiyete bozuklukları , o an için etkili psikososyal stres faktörleri , uyum güçlükleri , sosyal çevre ve aile ile ilgili   ilişki sorunları ve bazı psikiyatrik rahatsızlıklar ders ve okul başarısızlığını artırmaktadır.

Not: Bkz. web sitemiz içindeki  Ders başarısını artırmak için yapılacaklar .

Bütün gençlere ve anne babalara stresten uzak ve  başarı dolu bir ÖSS süreci dileriz.